Cem Diken
Cem Diken
Cem Diken
Cem Diken
Cem Diken
Cem Diken
Cem Diken
Cem Diken

CEM DİKEN

İlk olarak, sizi tanımayan insanlar için kendinizi tanıtır mısınız?

1970 Hollanda Lahey doğumluyum. İlk,orta ve lise eğitimimi Eskişehir’de tamamladım. Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık bölümü mezunuyum. İstanbul Anadolu Yakasıı'nda yaşıyorum. Türk Hava Yolları’nda kaptan pilot olarak profesyonel hayatıma devam ediyorum.

Geçtiğimiz sayılarımızda astrofotoğrafçılığın tek bir alandan ibaret olmadığını öğrenmiştik. Siz astrofotoğrafçılığın hangi alanı ile ilgileniyorsunuz?

Astrofotoğrafçılığa geniş uzay çekerek başladım. Samanyolu fotoğrafları, timelapse videoları derken derin uzaya da başladım. Yaklaşık 10-12 yıldır amatör olarak her iki alanda da devam ediyorum.

Derin Uzay gibi sinyali daha zayıf nesneleri çekerken hangi aşamalardan geçiyorsunuz? Süreç nasıl işliyor?

Derin uzay için hem ışık kirliliği hem çektiğimiz nesnelerin çok sönük olması nedeniyle genelde mono kamera ve hidrojen, sülfür ve oksijen filtreleri ile çalışıyorum. Öncelik, titiz bir takip sistemi ile olabildiğince uzun zamanlı 300-600 saniyelik pozlamalarla, yine zaman ve meteorolojik şartlar el verdiğince çok kare çekip istifleme yapıyorum. Daha sonra 3 ayrı filtreden alınan ve istiflenen master 3 mono görüntüyü yazılımlar ile Hubble renk paletini kullanarak renklendirip tek kare halinde sunuma hazır hale getiriyorum.

Çalışmalarınızı incelediğimizde Squid Nebula gibi zor bir nesneyi elde etmek için toplam entegrasyonda 3 yaz veri elde etmeniz bizi bir hayli şaşırttı., bu çekimi nasıl gerçekleştirdiniz? Verileri toplarken nelere dikkat ettiniz?

Squid Nebulası gibi çok sönük nesneler için şehir içi yeterli karanlığı sağlamadığı için ışık kirliliğinin en az olduğu yere gidip çok sayıda kare almak gerekebiliyor. Benim çektiğim o fotoğrafta 3, hatta 4 yaz boyunca kısıtlı zamanlarda, 3-4 gece, toplam 12-14 gece Ay’ın olmadığı zamanlarda Datça’da kamp yaparak yaklaşık 130 adet oksijen datası çektim. Her kare 600 saniye kadar pozlandı.

Gökyüzü timelapse ve star trail çekimlerinizde kullandığınız kamera ayarları genellikle hangi aralıklarda oluyor? Pozlama süresini belirlerken hangi faktörleri göz önünde bulunduruyorsunuz? Ayrıca, çekim sonrası veri işleme süreçleriniz bu iki teknik arasında nasıl farklılaşıyor?

Star trail pek çekmiyorum, bana çok doğal gelmiyor. Zamanımı timelapse için harcıyorum. Geniş uzay için fotoğraf makinemin özelliklerine, o anki şartlara bakarak 1600-3200 ISO arası 13 saniyelik pozlamalar yapıyorum. Bu süre kamera sensör ebatı ve karesi ile orantılı hesaplarla değişir. Artık 500 kuralı yeni aynalı sistemlerde kullanılmaz.
Daha sonra Lightroom ve Lr Timelapse programında düzenleme yapıyorum.

Takip (tracking) ve yönlendirme sistemleri derin uzay çekimlerinde neden bu kadar kritik? Küçük hatalar fotoğrafa nasıl yansıyor?

Teleskopta yapılan takip hatası milimetrenin 10/1’i bile olsa yüzlerce ışık yılı uzaklığındaki nesnelerin fotoğraflarında ciddi görsel hatalara ve fotoğrafların istiflendiğinde final fotoğrafında kayıplara yol açar.

Astrofotoğrafçılık alanında kendinizi geliştirmek için yararlandığınız eğitim kaynakları, farklı metotlar var mı? Varsa bizimle de paylaşabilir misiniz?

Öğrenmek için kaynakları okumalı, devamlı update kalınmalı. (hem teknoloji,yazılım ve malzeme adına) YouTube gibi platformlardan görseller izlenmeli, başkalarının tecrübelerinden yararlanılmalı. Forumlara abone olmak ve konuları takip etmek de diğer bir önemli konu.

Evrenin herhangi bir yerinde tanıdığınız bir kişiyle çekim yapmak isteseydiniz, bu kim ve neresi olurdu?

Olabilseydi atmosfer dışından çekmek isterdim. Ama konu Dünya olunca Meksika, Şili ve Namibya’da çekmek isterdim. Arkadaş olarak isim verirsem birçok arkadaşımı küstürmek istemem. Yabancılardan ise Niko, Dylan O'Donnel ya da Astro Bisquit ile çekim yapmak isterdim.

Bu alanla ilgilenen veya ilgilenmek isteyen arkadaşlarımıza söylemek istediğiniz son cümleleriniz ne olur?

Alınacak teçhizatı kovalamanın sonu yok ve hep daha ötesi olacak. O yüzden öncelikle basit bir dürbünle başlanabilir. Bu alanda okumalı, çok soru sorulmalı ve meraklanmalı. Teçhizat fetişistliği peşinde koşulmamalı, maddi imkânlar çerçevesinde neler yapabileceği araştırılmalı.

Cem Diken #1
Cem Diken #2
Cem Diken #3
Cem Diken #4
Cem Diken #5
Cem Diken #6
Cem Diken #7
Cem Diken #8

CEM DİKEN

İlk olarak, sizi tanımayan insanlar için kendinizi tanıtır mısınız?

1970 Hollanda Lahey doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Eskişehir’de tamamladım. Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık bölümü mezunuyum. İstanbul Anadolu Yakası’nda yaşıyorum. Türk Hava Yolları’nda kaptan pilot olarak profesyonel hayatıma devam ediyorum.

Geçtiğimiz sayılarımızda astrofotoğrafçılığın tek bir alandan ibaret olmadığını öğrenmiştik. Siz astrofotoğrafçılığın hangi alanı ile ilgileniyorsunuz?

Astrofotoğrafçılığa geniş uzay çekerek başladım. Samanyolu fotoğrafları, timelapse videoları derken derin uzaya da başladım. Yaklaşık 10-12 yıldır amatör olarak her iki alanda da devam ediyorum.

Derin uzay gibi sinyali daha zayıf nesneleri çekerken hangi aşamalardan geçiyorsunuz? Süreç nasıl işliyor?

Derin uzay için hem ışık kirliliği hem çektiğimiz nesnelerin çok sönük olması nedeniyle genelde mono kamera ve hidrojen, sülfür ve oksijen filtreleri ile çalışıyorum. Öncelik, titiz bir takip sistemi ile olabildiğince uzun zamanlı 300-600 saniyelik pozlamalarla, yine zaman ve meteorolojik şartlar el verdiğince çok kare çekip istifleme yapıyorum. Daha sonra 3 ayrı filtreden alınan ve istiflenen master 3 mono görüntüyü yazılımlar ile Hubble renk paletini kullanarak renklendirip tek kare halinde sunuma hazır hale getiriyorum.

Çalışmalarınızı incelediğimizde Squid Nebula gibi zor bir nesneyi elde etmek için toplam entegrasyonda 3 yaz veri elde etmeniz bizi bir hayli şaşırttı, bu çekimi nasıl gerçekleştirdiniz? Verileri toplarken nelere dikkat ettiniz?

Squid Nebulası gibi çok sönük nesneler için şehir içi yeterli karanlığı sağlamadığı için ışık kirliliğinin en az olduğu yere gidip çok sayıda kare almak gerekebiliyor. Benim çektiğim o fotoğrafta 3, hatta 4 yaz boyunca kısıtlı zamanlarda, 3-4 gece, toplam 12-14 gece Ay’ın olmadığı zamanlarda Datça’da kamp yaparak yaklaşık 130 adet oksijen datası çektim. Her kare 600 saniye kadar pozlandı.

Gökyüzü timelapse ve star trail çekimlerinizde kullandığınız kamera ayarları genellikle hangi aralıklarda oluyor? Pozlama süresini belirlerken hangi faktörleri göz önünde bulunduruyorsunuz? Ayrıca, çekim sonrası veri işleme süreçleriniz bu iki teknik arasında nasıl farklılaşıyor?

Star trail pek çekmiyorum, bana çok doğal gelmiyor. Zamanımı timelapse için harcıyorum. Geniş uzay için fotoğraf makinemin özelliklerine, o anki şartlara bakarak 1600-3200 ISO arası 13 saniyelik pozlamalar yapıyorum. Bu süre kamera sensör ebatı ve karesi ile orantılı hesaplarla değişir. Artık 500 kuralı yeni aynalı sistemlerde kullanılmaz.
Daha sonra Lightroom ve Lr Timelapse programında düzenleme yapıyorum.

Takip (tracking) ve yönlendirme sistemleri derin uzay çekimlerinde neden bu kadar kritik? Küçük hatalar fotoğrafa nasıl yansıyor?

Teleskopta yapılan takip hatası milimetrenin 10/1’i bile olsa, yüzlerce ışık yılı uzaklığındaki nesnelerin fotoğraflarında ciddi görsel hatalara ve fotoğrafların istiflendiğinde final fotoğrafında kayıplara yol açar.

Astrofotoğrafçılık alanında kendinizi geliştirmek için yararlandığınız eğitim kaynakları, farklı metotlar var mı? Varsa bizimle de paylaşabilir misiniz?

Öğrenmek için kaynakları okumalı, devamlı güncel kalınmalı (hem teknoloji, yazılım ve malzeme adına). YouTube gibi platformlardan görseller izlenmeli, başkalarının tecrübelerinden yararlanılmalı. Forumlara abone olmak ve konuları takip etmek de diğer bir önemli konu.

Evrenin herhangi bir yerinde tanıdığınız bir kişiyle çekim yapmak isteseydiniz, bu kim ve neresi olurdu?

Olabilseydi atmosfer dışından çekmek isterdim. Ama konu Dünya olunca Meksika, Şili ve Namibya’da çekmek isterdim. Arkadaş olarak isim verirsem birçok arkadaşımı küstürmek istemem. Yabancılardan ise Niko, Dylan O’Donnel ya da Astro Bisquit ile çekim yapmak isterdim.

Bu alanla ilgilenen veya ilgilenmek isteyen arkadaşlarımıza söylemek istediğiniz son cümleleriniz ne olur?

Alınacak teçhizatı kovalamanın sonu yok ve hep daha ötesi olacak. O yüzden öncelikle basit bir dürbünle başlanabilir. Bu alanda okumalı, çok soru sorulmalı ve meraklanmalı. Teçhizat fetişistliği peşinde koşulmamalı, maddi imkânlar çerçevesinde neler yapabileceği araştırılmalı.